5. Gün / Kumasi’de Kuyu Açılışı

Bu sabah sahurda çok şükür bir tane yıldız görebildik. Gana patatesi ve BİM peyniriyle sahurumuzu yaptık. Sabah da kalkıp dün geceden beri uyuyan çocukları uyandırmaya gittik. Bazıları uyanmıştı ve gördükleri gibi selam vermeye başladılar. Uyuyan çocuklardan birinin başına gidip uyandırdığımızda ise ilk anda bir şaşkınlık ve ardından gülümsemeyle karşılandık. Ganalılar hep çok sıcakkanlılar.

Daha sonra çocuklara yanımızda getirdiğimiz şişmemiş toplardan birini hediye ettik ve dışarı biraz gezmeye çıktık. İlk olarak kaldığımız yere yakın bir eve gittik. Harun Ceylan ağabey o evdeki hasta bir adama sürekli yardım yapıyormuş ve bu sefer de yine bir miktar para yardımı yapmak için evlerine girdik. Ufacık evin ufacık salonunda oturduk. Adam tüberküloz hastalığına yakalanmış ve yürüyemiyormuş. Ayaklarında şişlikler oluşmuş ve tedavi olması için binlerce dolar gerekiyor. Yürüyemediği için çalışamıyor, dolayısıyla evini de geçindiremiyor. Böyle zor bir durumu var.

gana-23

Oradan ayrıldıktan sonra Kumasi sokaklarında gezmeye çıktık. Her yer insan dolu gerçekten de. Çocukların sayısı yetişkinlerin kim bilir kaç katı. Yaklaşık 4KM kadar sokaklarda gezdik. Bir ara Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı’nın desteklediği buradaki yerel vakıfın okullarından birinin önünden geçerken girelim ve bir bakalım dedik. Top hediye ettiğimiz çocuklar çoktan şişirmişler ve oynamaya başlamışlar. Beni görünce koşup yanıma geldiler, beraber fotoğraf çekindik. Çok sevimli ve sıcakkanlılar.

gana-24

Kaldığımız apartmana döndükten sonra su kuyusu açılışına gitmek üzere hazırlandık ve yola çıktık. Gideceğimiz yerde dağıtmak üzere bazı erzaklar almamız gerekiyordu. Bizi götüren arkadaş erzak alabileceğimiz bir yere bizi bırakıp gitti, biraz işi varmış. 20 koli erzak hazırlattık ve yakınlardaki mescide geçtik. Baya bir zaman orada beklemek durumunda kaldık zira beraber gideceğimiz arkadaş bir türlü gelmedi. Daha önceden de tecrübe ettiğimiz gibi buralarda beklemek oldukça doğal. 🙂

Nihayet bize refakat edecek, kuyunun olduğu köyden bir Ganalı arkadaş geldi ve yola koyulduk. Kumasi’nin dışındaki bir bölgede bulunan köye uzunca bir süre sonra vardık. Kuyunun olduğu meydanda bir sürü köylü oturuyordu, bizi bekliyorlarmış. Hemen erzak kolilerini indirdik. Köyün hanımlarına kolileri dağıttık. Daha sonra dualarla birlikte kuyunun açılışını gerçekleştirdik. Bu kuyu Üsküdar İmam Hatip Ortaokulu adınaydı, Harun Ceylan ağabeyin öğrencileri para toplayıp bu kuyunun açılmasına vesile olmuşlar.

gana-21

Tekrar Kumasi’ye kaldığımız apartmana döndük. Hemen tekrar hazırlanıp iftara yetişmek üzere yola çıktık. Buradaki kreşlerden birinde iftar veriliyordu. Bir sürü çocuğun toplandığı bir sınıfa girdik. İlk olarak sadece su, karpuz ve hurma vardı. Buradaki usule göre önce bunlar yeniliyor ve oruç açılmış oluyor, daha sonra akşam namazına geçiliyor ve sonra tekrar ana yemeğe başlanıyor. Biz tam namaza geçecekken elektrikler kesildi. Karanlıkta namazı kıldık, tekrar yemek için aynı sınıfa döndük. Loş bir ışıkta, fener eşliğinde pilavımızı yedik. Çok güzel pilav yapıyorlar Gana’da fakat pilavın yanına koydukları soslu tavuk bayağı acıydı, pek yiyemedik. Ayrıca bize özel çatal vermişlerdi fakat çocukların çoğu yemeği elleriyle yediler. Afrika’da pilav elle yenirmiş. 🙂

gana-22

İftarın ardından kreşteki hanım öğretmenlere erzak paketleri dağıtımını gerçekleştirdik ve kaldığımız mahalleye geri döndük. Biraz uzak bir noktada inip eve kadar yürüdük. Yol üstünde mango ve muz aldık, ama mangolar çürük çıktı. :)) Sokaklar ise hep insan doluydu. Hava kararmasına rağmen herkes dışarda, sürekli bir hareketlilik halinde…

Ayrıca bugün hava çok daha berraktı, gökyüzünde birkaç tane yıldız görebildik. Afrika’da geceleri gökyüzünü seyre dalacağımı hayal etmiştim hep ama işte hayaller/gerçekler. 🙂 Gana’daki beşinci günümüz de böylece bitti…

Comments are closed.